Gebelikte Miyom ve Komplikasyonları

3088

Gebelikte Myom ve Komplikasyonları

Tüm gebeliklerin yaklaşık %1 ile 4’ünde myom saptanır. Ve bu gebelerin sadece %10’unda myomlara bağlı komplikasyon gelişir. Diğer bir değişle myomların önemli bir bölümü (%90’ı) tüm gebelik boyunca sessiz kalır ve belirti vermez. Myomlar gebeliğin özellikle ilk 3 ayında yani erken gebelik döneminde büyürler ve sıklıkla boyutlarını %25 ve daha fazla arttırırlar.
Myoma bağlı komplikasyon çıkan %10 olguda gebelik sırasında, doğumda veya doğum sonrası problem çıkabilir. Komplikasyonlar myomun özellikle yerleşim yeri ile ilgilidir. Subseröz denilen ve rahimin kavitesi ile ilgisi olmayan, dışarı doğru büyümüş myomlar sıklıkla probleme neden olmazlar.

Komplikasyonları saymak gerekirse:


1. Düşük riskini arttırır: Erken gebelikte özellikle “submüköz” myomlar, rahim içi kaviteye doğru büyüdükleri için embriyonun yerleşmesini engellerler ve düşük riskini arttırırlar.
2. Gebelik sırasında veya doğum sonrası kanamaya neden olabilir:Gebelik sırasında plasenta (çocuğun “eşi”) arkasına yerleşti ise kanama nedeni olabilir. Yine servikse yakın yerleşimli ise kanama nedeni olabilir. Doğum sonrası özellikle kaviteye uzanan myomlar varsa ve bunlar plasenta ile ilişkili ise myom plasentaya yapışabileceği için çıkmayabilir. Bu durum ciddi kanamalara sebep olur.
3. Erken doğum riskini arttırabilir: Özellikle yerleşim yerine göre yine plasenta arkasında yerleşip kanamaya neden olarak veya rahimin kasılmalarını provoke ederek erken doğumu başlatabilir.
4. Ablasyo plasenta riskini arttırır: Yine çocuğun eşinin arkasında myomunun olması sevimsizdir. Plasentanın erkenden rahim duvarından ayrılmasına, kanamalara ve fetusda ölüme neden olabilir.
5. Sezaryen sıklığını arttırır.
6. Ağrıya neden olur: Aşırı büyüyen myomların beslenmesi, kanlanması bozulur. Buna bağlı olarak miyomun ortasından itibaren nekroz (=”çürüme”) başlar. Bu durum kramp tarzında aşırı bir ağrı tablosuna sebep olur. Ağrı aynı zamanda erken doğumu da tetikleyebilir. Bu tip olgularda jinekolog myoma bağlı ağrının durdurulması konusunda tecrübeli olmalı, seçilecek tedavi şekillerine hakim olmalıdır. Zira tüm ağrı kesiciler myomu olan gebelerde işe yaramamaktadır. 

 Dev Myomlar ve Gebelik

Bazı myomlar gebelik sırasında 40-50 cm. gibi dev boyutlara ulaşırlar. Bu myomların yönetiminde yine myomun yerleşimi ve sayısı önemlidir. Temelde problem, hastanın myomundan haberdar olmaması ve çocuk sahibi olmayı isteyip gebe kaldığında ve jinekoloğa ilk olarak gitmesi ile bu durumla yüz yüze gelmesidir. Ne yazık ki bazı meslektaşlarım bu hastalara gebeliğin sonlandırılması ve myomektomi yapıldıktan sonra tekrar gebe kalmasını öneriyorlar. Burada önemli olan myomun yerleşim yeri ve büyüklüğü, sayısı değil hastanın gebe olmasıdır. Benim bakış açıma göre olası riskler hasta ile tartışıldıktan sonra gebelik doktorun sıkı kontrolünde devam etmeli ve takiben bu tip olguların doğumunu yaptırmış bir jinekolog tarafından doğumun yaptırılmasıdır. Özellikle sezaryen yapmak bu olgularda ciddi problemlere yol açabilmektedir. Deneyimsiz ellerde myom veya myomların yerleşim yeri net olarak anlaşılmadan yapılan sezaryen sonucu ciddi komplikasyonlar ile karşılaşılmakta, bazen hasta rahmini kaybedebilmektedir. Normal doğumda denenebilir. Burada da özellikle plasentanın çıkmaması ve şiddetli kanamaya sebep olması ciddi bir komplikasyon olarak karşımızda durmaktadır. Doğum sonrası jinekoloğun son derece dikkatle olması, rahimin kasılarak kanama miktarını azaltacak mekanizmaların devreye myom nedeniyle girememesi sonucu ortaya çıkan “atoni kanaması” olarak adlandırılan kanamaların ilk 48 saat içinde görülebileceğini bilmesi, buna göre önlem alması gerekir. Hasta bu tip doğumlar sonrası komplikasyonlar hakkında mutlaka bilgilendirilmelidir.
Aşağıda dev myomu olan ve miadına kadar gelen, Dr. Süleyman Engin Akhan tarafından gebeliği izlenen ve sezaryeni yapılan hastanın ameliyat resimlerini görüyorsunuz. Hem cilde hemde rahime yapılan kesi klasik sezaryen kesilerinin tamamen dışında ve farklıdır.

Prof. Dr. Süleyman Engin Akhan
Resim1. Ameliyat başlangıcı

Prof. Dr. Süleyman Engin Akhan

Resim 2. Bebek çıktıktan sonra rahimdeki kesi

Prof. Dr. Süleyman Engin Akhan

Resim 3. Operasyon sonunda rahimin onarılması

Aşağıdaki 2 hastaya ait fotoğraflar ise bu tip olgularda deneyimsiz ellerde nasıl kompliasyonların ortaya çıkabileceğini göstermesi açısından son derece önemlidir. Hastanın ilk gebeliğinde birden fazla myomu olduğu saptanmış, sezaryen sırasında yapılan yanlış kesi sonucu myomlara ve rahime zarar verilmiştir. Hastanın rahimi ile cildi arasında “fistül” geliştiği görüldü ve hastanın ameliyat sonrası “karnından adet görmeye” başladığı anlaşıldı. Hasta Dr. S. Akhan tarafından opere edildi ve rahimine normal yapısı kazandırıldı.

Prof. Dr. Süleyman Engin Akhan

Resim 1. Hastanın rahimi ile cildi arasındaki bağlantının (fistülün) radyolojik görüntüsü

Prof. Dr. Süleyman Engin Akhan 

Resim 2. Ameliyat öncesi hastanın karnının görüntüsü. Bu tip bir ameliyat sonrası böyle bir komplikasyon son derece nadirdir.

Doğum Sonrası Myomların Durumu
Myomları olan ve gebeliğini sorunsuz olarak tamamlayan hastalarda en az 3 ay myomun boyutlarının eski haline dönmesi, küçülmesi için beklenilmesi en ideal yaklaşımdır. Olguların önemli bir bölümünde myom 3 ile 6 aylık period sonunda eski büyüklüğüne dönecektir. Myomun küçülmemesi durumunda myomektomi ameliyatı planlanabilir. Bu operasyonun zamanlaması hastanın yeni doğmuş bebeğini emzirme dönemi  göz önünde bulundurularak planlanmalıdır. Myoma bağlı bir komplikasyon (ağrı, kanama v.s.) yoksa hasta doğum sonrası 6. ay opere edilmelidir.