Menopozun Geç Dönemde Neden Olduğu Problemler (Geç Belirtiler)

458

Menopozal Sendromun Uzun Dönem Olumsuz Etkileri

Kadın menopoza girdikten sonra uzun dönemde gerek kemik gerek kalp ve damar sisteminde yaşam süresini, kalitesini doğrudan etkileyen olaylar meydana gelir. Hastalar sürekli sıcak basması ve terlemelerine odalı olsalar da, bizim açımızdan uzun dönemde ortaya çıkan kemik ve vasküler sistem problemleri çok daha önemlidir!

 

Prof. Dr. Süleyman Engin Akhan
Menopozal Sendromun Uzun Dönemde Ortaya Çıkan Olumsuz Etkileri

Postmenopozal Osteoporoz

Kadınlar kemik kütlelerinin %80-85’ini 20 yaşına kadar oluştururlar. Geri kalan %15-20 ise 30 yaşına kadar oluşur. Kadında yumurtalık aktivitesi durduktan ve menopozal dönem başladıktan sonra 10 yıl içinde hızlı şekilde kemik dokularında azalma olur. Menopozun ilk yıllarında % 3-10/yıl hızıyla kemik kaybedilirken, yaşa bağlı kayıp % 1/yıldır. Bu 50 yaş sonrası kadınlarda kalça kırığı riski her 10 yılda bir ikiye katlanmaktadır. 65 yaş sonrası her üç kadından birinde vertebra kırığı saptanmaktadır. Diğer taraftan her kadında benzer oranda kayıp görülmez. Bunun nedeni bazı faktörlerin kemik metabolizması üzerine çok etkili olmasıdır. Kemik erimesi açısından risk taşıyan kadınlar; zayıf, sigara içen, hareketsiz ve beslenmesi kalsiyum yönünden fakir olan kadınlardır. Bu kadınlarda kemiklerde erime (osteoporoz) ve kırık görülme riski fazladır. Kadın östrojen tedavisi almıyorsa bağırsaklardan kalsiyum emilimi oldukça düşüktür ve günlük ihtiyacı kadının en az 1500 mgr.’dır.

Postmenopozal Dönemde Kalp Damar Sistemi

Üreme çağında kadınlarda kalp krizi geçirme riski son derece düşük, erkekten 3-4 kat daha azdır. Oysa menopozla beraber bu risk erkeğinki ile eşitlenir. Bunun en önemli sebebi östrojenin koruyucu etkisinin ortadan kalkmasıdır. Bu etkinin ortadan kalkmasına ek olarak beslenme ve fiziksel aktivite ile ilgili kişisel faktörlerinde devreye girmesine bağlı risk daha da artabilir. Kalp damar hastalıkları açısından en önemli risk faktörleri: genetik yatkınlık, kişinin diyabet olması, sigara içmesi, aşırı kilolu olması ve kötü beslenme alışkanlıklarının bulunması, kan lipitlerinin (kolesterolün) yüksek olması, hipertansif olması şeklinde sıralanabilir. Bu risk faktörlerinin önemli bir kısmı engellenebilecek ve/veya kontrol altında tutulabilecek faktörlerdir.

Önemle vurgulamamız gereken bir diğer nokta yaşla beraber artan kanser riskidir. Kadınların ortalama 50 yaş civarında menopoza girdiğini yukarıda söylemiştik. Ne yazık ki pek çok kanserin görüldüğü dönem de yine 50-60 yaş aralığıdır. Örneğin meme kanseri görülme sıklığı 50-55 yaş arası en fazladır. Dolayısıyla kadın, doktor kontrollerini özellikle bu dönemde aksatmamalıdır.

Buraya kadar anlattığımız önemli değişimler ve daha da önemlisi menopozla ilgisi olmayan ve tamamen ilerleyen yaşa bağlı önemli risk artışları nedeni ile menopozal dönemde kadının yakından izlenmesi gerekir. Diğer bir değişle kadında menopoza bağlı sıcak basması gibi değişimler olsun olmasın, hormon tedavisi görsün görmesin bu döneme giren kadın mutlaka belli aralıklarla doktor kontrolünden geçmelidir. Bu kontrollere ne kadar erken başlanırsa kadın açısından o kadar faydalı olacaktır.