Laparoskopik ve Histeroskopik Miyomektomi ( I )

0
395

Laparoskopik ve Histeroskopik Myomektomi ( I )

Laparoskopik myomektomi, daha önce bahsettiğimiz klasik miyomektomiye alternatif olarak günümüzde uygulanmaktadır. Bu teknikte bir kamera yardımıyla abdomen (= batın= karın) açılmadan rahimdeki myomlar çıkarılabilir. Tekniğin zorluğu ve ciddi bir cerrahi deneyim gerektirmesi dışında bazı sınırlamalarıda vardır. Halk arasındaki adı ile “kapalı ameliyat” laparoskopik cerrahi, hangi cerrahi amaca yönelik uygulanırsa uygulansın, ciddi bir deneyim gerektirir zira normal tekniğin tersine cerrah bir televizyon ekranına bakarak iki boyutlu bir düzlemde 3 boyutlu bir organının ameliyatını yapmaktadır. Laparoskopik myomektomide deneyim daha da önem kazanır. Cerrah mutlaka karın içinde laparoskopik sütür atmasını (dokuya dikiş atılmasını) ve bunu gerektiğinde çok hızlı ve seri uygulamasını bilmelidir. Tekniği sınırlayan diğer faktörler: Miyom sayısı, rahimin büyüklüğü ve myomların yerleşimidir. Laparoskopik myomektominin açık cerrahiye üstünlüğü hastanın ameliyat  sonrası nispeten rahat etmesi ve hastanede kalış süresinin kısa olmasıdır. Ameliyat sonrası ortaya çıkan yapışıklıklar açısından aralarında (açık ve kapalı operasyon arasında) ciddi bir fark saptanmamıştır.

Teknikle ilgili diğer bir tartışma noktası miyom çıkarıldıktan sonra kalan boşluğun doldurulması sırasında açık cerrahinin aksine sıklıkla kat kat dikilmemesi genellikle tek bir sütürle tüm doku katlarının alınması ve buna bağlı olarak kadın gebe kaldığında rahimin yırtılarak hastanın ve bebeğin ölümü ile sonlanabilecek ciddi komplikasyolara neden olabileceği iddiasıdır. 2006 aralık ayında Parker tarafından Clin. Obstet & Gynecol.’de yayınlanan oldukça kapsamlı bir derleme tarzında makalede, makale yayın tarihine kadar gebelikte rahim yırtılması açısından açık ve kapalı cerrahiyi karşılaştıracak bir çalışmanın yayınlanmadığı vurgulanmıştır. Bu tarihten sonra yayınlanan aslında iki makale olmasına rağmen her iki çalışmada da hasta sayıları kısıtlıdır ve akademik açıdan bizlere fazla bir şey vermemektedir. Diğer taraftan Parker bu derlemede 2006 yılına kadar literatürde yayınlanmış laparoskopik myomektomi sonrası gebeliğinde rahimi yırtılan olgu sayısının 11 gibi oldukça yüksek bir rakam bildirmiştir. Gerçekten açık cerrahi ile yapılan klasik myomektomi sonrası rahim yırtılması sıklığı çok ama çok daha düşüktür. Palerme ve arkadaşlarının serisinde bu oran 98.872 doğumda rahimi yırtılan olgu sayısı sadece 76’dır bunlarında sadece 1’i açık miyomektomi ameliyatı sonrası gelişmiştir.

Açık cerrahi ile yapılan klasik myomektomi rahmi koruyarak miyomların çıkarılması için standart yöntemdir. Laparoskopik myomektomide ise önemli nokta hasta seçimidir.  Bunun yanında hastaya dürüst davranmak, olası komplikasyonlar hakkında bilgi vermek şarttır. Seçilmiş olgularda laparoskopik myomektomi yapıyorum. Böylece hasta kısa hastanede kalış süresi, ameliyat sonrası daha çabuk işe dönme gibi avantajlardan faydalanabiliyor.