Kadın Menopoz Döneminde Ortaya Çıkan Sorunları Nasıl Çözmeli, Nasıl Beslenmeli? Nasıl Egzersiz Yapmalı?

496

Menopozda Beslenme ve Egzersiz. Hormon Tedavisi Ne Zaman Uygulanmalı?

Menopoz dönemi bir süreçtir. Kadın bu süreçte yaşama ait dengeler oluşturmalıdır. Bu dengeler, ailesi, kişisel ilişkileri, işi, ekonomik bağlamda durumu ile ilgilidir. Önceliklerini tekrar belirlemeli ve yaşamına dair dengeleri bu bağlamda tekrar oluşturmalıdır. Yeni görüntüsüne adapte olmak ve karşılaşacağı güçlüklerle başa çıkabilmek için motive olmalıdır. Jinekoloğu ile karşılaştığı güçlükleri konuşmalı, yardım almalıdır.
Önceliklerini belirlerken beslenmesi ve fiziksel aktivitesi ile ilgili hayatını tekrar düzenlemelidir.

Menopozal Dönemde Beslenme

Beslenme gereksinimleri yaşla beraber değişir. Menopozdan sonra, optimal sağlık ve iyi olmayı desteklemek için beslenme tavsiyeleri de, tüm yönetim içinde yer almalıdır. İyi beslenme, genel sağlığı korumak ve geliştirmek için olduğu gibi kardiovasküler hastalık ve osteoporoz risklerini düşürmek için de önemlidir. Beslenme gereksinimleri kişiden kişiye değişir. Fakat genel bazı kurallar asla değişmez.

İyi bir beslenme rejiminde: Toplam yağ alımı günlük kalorinin %30’dan az ve günlük lif alımı 20-30 mg olmalı. Çeşitli meyve, sebze ve tüm-tahıllar (taneleri öğütülmemiş) mutlaka öğünlerde bulunmalı. Günlük kalsiyum alımı hormon tedavisi almıyorsa 1500 mg, östrojen kullanıyorsa 1000 mg/gün olmalıdır. Menopoz dönemindeki kadın her gün kalsiyuma ek olarak 800 IU/gün D vitamini almalıdır. Temel besinler uygun miktarlarda C, D,ve E vitaminleri, kalsiyum ve folik asit içermelidir. Kadın beslenme rejimi ile bu vitaminleri alamıyorsa mutlaka uygun preparatlar önerilmelidir. Unutmamalısınız k,i doğru beslenme, adetlerin kesilmesinin ardından menopoz döneminde, genel sağlığın korunması, kardiyovasküler hastalık ve osteoporoz risklerini azaltmak için esastır.

Prof. Dr. Süleyman Engin Akhan
Menopozal Dönemde Beslenme ve Tedavinni Temeli

Menopoz Döneminde Egzersiz

Kadınlar, fizksel aktivite açsından yaşla birlikte progresif bir düşüş gösterirler. Menopozdan sonra fiziksel akivite, egzersiz programına başlandığı zamana, hangi tip egzersiz verildiğine ve hastanın uyum düzeyine bağlı olarak HRT ile aynı faydaları sağlayabilir. Egzersiz, koroner kalp hastalığı, hipertansiyon, tip 2 diyabet, kan lipitlerinde artış, osteoporoz, meme / barsak kanseri ve obezite risklerini önemli ölçüde düşürerek, genel sağlığa da olumlu katkıda bulunur. Egzersiz ne kadar düzenli, menopozdaki kadına uygun ise, bu hastalıkların görülme riskinde o kadar azalma söz konusudur. Egzersiz programı verilmeden önce mutlaka doktor kontrolünde geçilmeli ve onun uyarıları doğrultusunda egzersiz verilmelidir. Özellikle düzenli spor yapma alışkanlığı olmayan kadınlar için bu durum daha da önemlidir. Verilen egzersiz programı hem kalp damar sistemini hem de kas sistemine yönelik olmalıdır.

Menopoz Döneminde Hormon Tedavisi

Amerika Birleşik Devletleri’nde (ABD) 1950’li yıllardan beri menopoz döneminde hormon tedavisi kullanılmaktadır. Ülkemizde de 1980’lerin sonundan itibaren artarak bu ilaçlar kullanılmaya başlandı. Menopozdaki hastaya hormon tedavisi verilmesinin temel nedeni kadının bu sorunlu dönemde “Yaşam Kalitesini” yükseltmektir. Ancak 2002 yılında ABD’de yapılan bir çalışma sonrasında ilaçların kullanım endikasyonları değişti. Bugün geldiğimiz noktada artık hormon tedavisini menopozdaki her hastaya değil, ihtiyacı olan, endikasyonu olan hastaya veriyoruz.

Bu nedenle kadın doğum uzmanının hastayı mutlaka değerlendirmesi daha önce belirttiğimiz gibi hastaya zaman ayırması gerekmektedir. Kadınların en büyük korkusu ve yeterli sebep olsa da ilaç kullanmak istememesinin en önemli nedeni meme kanseri korkusudur. İlaçların kendilerinin meme kanseri yaptığına dair yanlış bir inanış kadınlar arasında yaygındır. Bu nedenle bazı noktaların üzerinde durmak gerekir. Meme kanseri kadınlarda çok sık görülür. Her 10 kadından 1’inde meme kanseri gelişmektedir. Diğer bir değişle kadının meme kanseri olma riski %10’dur. Bu diğer kanserlerle kıyaslandığında son derece yüksektir. Üstelik bu risk tamda kadında sıcak basması terleme gibi menopoz belirtilerinin ortaya çıktığı 50-55 yaş civarında en yüksek düzeye çıkar. En kötüsü meme kanserini saptamak son derece zordur. Buradan hareketle sıcak basması veya başka bir şikayetle bizlere başvuran menopozdaki her 10 kadında aslında tanısını koyamadığımız meme kanseri vardır ve biz bu hastaya hormon veririz. İşte bugün için ilaçların kendilerinin meme kanseri yapmadığı ama bu var olan tümörün gelişimini hızlandırdığı kabul edilmektedir. Yapılan çalışmalar 5 yıl boyunca rahmi bulunan, doğal menopozdaki kadınlarda kullanılan östrojen +progesteron içeren ilaçların 5 yıl kullanımı sonunda kadının kişisel riskinin %0.1 yani 1000’de 1 arttığını göstermiştir. Bir başka ifade tarzıyla zaten %10 olan risk kadın için ve düzenli 5 yıl ilaç kullanırsa %10,1’e çıkar. İlaçların artırdığı ifade edilen risk son derece düşüktür ve kendileri kanser gelişmesine neden olmazlar, var olan tümör gelişimini hızlandırırlar.

Menopozal dönemde hormon tedavisini kemikleri korumak, cinsel hayatı iyileştirmek, kadının daha kaliteli bir yaşam sürmesi için veriyoruz. Bu amaçla elimizde bir çok silah var ve tedavi mutlaka kişiselleştirilmelidir. Bu amaçla bizlere düşen görev hastayı dinlemek hangi şikayetinin ön planda olduğunu anlamak ve tedaviyi buna göre düzenlemektir. Her hastanın riskleri, beklentileri ve tercihleri mutlaka göz önüne alınmalıdır. İstanbul Tıp Fakültesi Menopoz Polikliniğinde tedavi planımızı 1 yıl için yapıyoruz. Her yılın sonunda tedaviye devam edip etmemeyi hastanın beklentilerini göz önüne alarak kendisi ile tartışıyoruz. Hastayı ilk yıl içinde 3 ayda bir kez, sonra 6 ayda bir kez mutlaka görüyoruz. Her yıl mamografisini çektirip, smearini alıyoruz. Mutlaka her gelişinde genital muayenesini yapıyoruz. Önemli olan hastayı ön planda tutan onun yaşam kalitesini arttıracak tedavi rejimini düzenlemek. Bu bağlamda mutlaka beslenme ve fiziksel aktivitesinide düzenliyoruz.