Vajinismus Nasıl Gelişir? Vajinismus Nasıl Ortaya Çıkar?

723

VAJİNİSMUS NASIL GELİŞİR ?

Vajinismus, uzun zamandır “cinsel ağrı bozuklukları”nın bir alt grubu olarak sınıflandırılmaktadır. İlk olarak 1861 yılında Sims tarafından tanımlanmıştır. Ne sıklıkta görüldüğü bilinmemektedir ve batı literatüründe %5-17 arasında oranlar bildirilmiştir.  Vaginismus, Amerikan Psikiatristler Birliği tarafından DSM-IV’de “Kadında vaginanın dış üçte birindeki kaslarda koitusu engelleyecek ve yineleyici bir biçimde ya da sürekli istem dışı kas spazmının olması” şeklinde tanımlanır. Bu tanımlanma hala tartışılmaktadır. Zira vaginismus “cinsel ağrı bozukluğu” olarak sınıflandırılsa da DSM-IV’de “ağrı” kavramından bahsedilmemektedir. Vaginismus hastasının bahsettiği ağrı nasıl bir ağrıdır? Pelvik taban kaslarındaki sürekli kasılmalara ikincil gelişen bir ağrı mı söz konusudur, yoksa daha çok bir tür “psikolojik ağrı” mı söz konusudur? Görüldüğü gibi bu noktalar hala tartışılmaktadır.

Vajinismusa neyin sebep olduğu bilinmemektedir. Pek çok faktör suçlanmış, cinselliğin günah olduğu veya aşırı baskıcı toplumlarda sık görülebileceği ileri sürülmüş olsa da bu tip hipotezlerin geçerli olmadığı bugün için bilinmektedir. Hastaların sürekli internet sitelerinde okuduğu ve özellikle psikologlar tarafından ileri sürülen bazı teorilere ben katılamıyorum. Genelde bana başvuran hastalara bu teorilerle ilgili geniş sorular sormama, cinsel öyküsünü almama rağmen hastalarımın %27’sinde geçmişinde ne bir cinsel travma vardır nede travmatik öyküsü bulunmaktadır.

Vaginismusun anlaşılması için üzerinde durulması gereken vaginismus hastalarının kişilik özelliklerinin bilinmesidir. Vajinismus olguları genel savunma refleksleri artmış aşırı duyarlı kişilerdir. Diğer ağrılı cinsel ilişki hastalarından vaginaya bir şeylerin girmesine karşı duydukları korku ve ağrı şiddeti ile ayrılırlar. Hastalarda fobik davranış şekli gözlemlenir. Bu bakış açısı ile vajinismus; bir obje veya durum (bu noktada vajinaya bir şeylerin girmesi hali) ile provoke olan, ortaya çıkan, kişiyi paniğe sürükleyen özel bir fobik korku reaksiyonudur. Hastada penisin vaginaya girmesi, penetre olması ile içinin yırtılacağı veya parçalanacağı gibi bir duyumsama olmakta, savunma refleksi harekete geçerek pelvik taban kaslarının (Kalça kısmı kaslarının) kasılmasına neden olmakta, ardından bu korku panik atağı tetiklemekte ve hastanın gerçeklikle ilişkisi kesilmekte böylece hastanın pelvik kasları üzerindeki hakimiyeti tamamen ortadan kalkmakta ve cinsel temas imkansız hale gelmektedir.

Vaginismus olgularında istirahat halinde bile pelvik kaslarında ciddi bir kasılma hali mevcuttur. Shafik ve ark.’larının(Mısırlı bir araştırmacıdır) 2002 yılında yayınlanan çalışmasında vaginismus hastası 7 kadın ve kontol grubu için sağlıklı 7 kadın araştırmaya alınmış, Levator ani, puborectalis ve bulbocavernosus kaslarına (Bunlar kalça ve vagina etrafındaki kaslardır) EMG probları yerleştirilerek, hastada dinlenme anında ve uyarıldığında vaginal kas gruplarındaki kasılma şekli ölçülmüştür. Sonuçta vaginismus hastalarının kas gruplarının dinlenme anında bile kontrol grubuna göre aşırı kontrakte olduğu gösterilmiştir. Diğer taraftan uyarı verildiğinde kontrol grubunda EMG değerlerinde bir farklılık olmamasına rağmen vaginismus hastalarında aşırı bir reaksiyon, kas gruplarında abartılı spazm izlenmiş ve dökümante edilmiştir. Hastaların istirahat halinde bile kas gruplarını kasılı tutmaları bu olgularda farklı nedenlere bağlı da olsa, aynı tip kişilik özelliklerinin gelişmesi sonucu savunma refleksinin aşırı artmış olması şeklinde açıklanmaktadır. Van der Velde ve ark.’ları(Hollandalı bir araştırmacıdır) tarafından vaginismus hastalarının genel savunma reflekslerinin aşırı artmış olduğu ve sadece pelvik taban kaslarının değil aynı zamanda tüm vücutta kasılma olduğu iddia edilmiştir. Yaptığı çalışma ile gösterilmiştir.  Van der Velde’nin bulguları vaginismusun genel savunma refleksinin bir komponenti olarak yorumlamasına neden olmuştur. Gerçekten de kadın bir şekilde “cinsel ilişkiyi”, penisin vaginaya girmesini tehdit unsuru olarak algılamaktadır. Aslında bu hastaları değerlendirirken karşılaşılan sorun, her olgunun verdiği savunma refleksi cevabının farklı şiddette olmasıdır. Jinekolog olan Lamont tarafından 1978 yılında yayınlanan ve vaginismusu pelvik taban kaslarının kasılma şiddetine göre sınıflayan yayın aslında bu durumu anlamamızı kolaylaştırmaktadır.

Yukarıda yazdıklarımı bir kez daha özetlersek:

1. Vajinismusun doğu toplumlarında daha sık görüldüğü tezine katılmıyorum, üniversite mezunlarında daha sık görüldüğü savına katılmıyorum. Bakın en önemli vajinismus çalışmaları Kanada ve ABD kaynaklıdır! Mutlaka bir şekilde travmatize edilmiş kadınlarda görüldüğü tezine katılmıyorum! Din olgusunun konu ile doğrudan ilişkili olduğuna inanmıyorum!

2. Bu hastaların en önemli özelliği aslında bu toplum için son derece faydalı olan mükemmelliyetçi, haksızlığa tahammül edemeyen ve hakkı için savaşan karakterlerinin olmasıdır. Vajinismus kadınları bu nedenle savunma refleksleri son derece artmış kadınlardır. Ve sevdiği erkekte olsa cinsel organının vajinasına girmesini (Veya herhangi bir şeyin örneğin tampon, parmak vs.) saldırı veya “zayıflık” olarak algılarlar.

3. Tedavi kanımca yukarıda yazdıklarım doğrultusunda düzenlenmelidir. Aşağıda yazdığım kitap bölümlerinde yer alan ve 2008 yılında San Diego’da ISSWSH kongresinde poster olarak sunduğum vajinismusun gelişimi ile ilgili ileri sürdüğüm fizyopatogenezi görüyorsunuz.

Prof. Dr. Süleyman Engin Akhan