Endometriozis Hakkında Temel Bilgiler (Nedir?, Neden oluşur ?, Ne sıklıkta görülür ?, Nerede olur ?, Nasıl tanı konur?)

0
1140

Endometriozis Hakkında Temel Bilgiler

Endometriozis Nedir?

Endometriozis (genel olarak tanımlamak gerekirse): Rahim içini döşeyen, embriyonun yerleştiği alanı kaplayan ve her adet döneminde adet kanı ile dökülen “endometrium dokusu”nun bir şekilde rahim dışı organlara yerleşmesidir. Kadınlarda üreme çağında görülür. Östrojen hormonuna bağımlı bir hastalıktır. Diğer bir deyişle menopozda ortadan kalkar. Zaten tedavi amaçlı verilen ilaçların amacı yumurtalıkları dolayısıyla östrojen hormonu üretimini baskılamayı amaçlar.

Özel bir form olarak şayet endometrium dokusu rahimin kas dokusuna doğru yerleşirse bu duruma “adenomyozis” adı verilir.

En Sık Nerelerde Görülür?

Endometriozis esasında tüm vücutta görülebilir. Ancak en sık yerleştiği alanlar barsak ve organların etrafını kaplayan ve periton olarak adlandırdığımız karın içi zarını tutar. Bu zarın kapladığı ve rahimi tutan esas bağlardan olan “sakrouterin bağ” dediğimiz bağlara yerleşmeyi çok sever. Yine sıklıkla yumurtalıklara yerleşir. Bunun dışında akciğerden buruna kadar çok ilginç organları tutabilir. Bazen hastalar adet sırasında burun kanaması ile gelirler! Konu ile ilgili yazıp yayınladığım makalemi aşağıda bulabilir ve pdf formatın da indirerek okuyabilirsiniz.

Endometrioma Nedir?

Endometrioma, endometriozisin yumurtalıklara yerleşerek kistik yapı oluşturması sonucu gelişen yapıdır. Temelde bir yumurtalık kistidir. Endometrium dokusunun yumurtalığa yerleşmesi sonucu her adet kanamasında bu odakların yumurtalığın içine kanaması sonucunda içi eski kanla dolu yapı meydana gelir. Böylece içi koyu kahverengi sıvı ile dolu bir kist oluşur. Bu kistlere rengi ve kıvamı nedeniyle“çukulata kisti” adı verilir.

Aşağıda ameliyat sırsında “çukulata kisti” deyimine sebep olan kist içeriğini görüyorsunuz

 Prof. Dr. Süleyman Engin Akhan

Neden Ortaya Çıkar?

Endometriozisin neden geliştiğine dair 7 farklı teori bulunmaktadır. En eski ve en revaçta olanı “Simpson teorisi”dir. Bu teoriye göre adet kanaması sırasında, bu kanın bir bölümü içerdiği endometrium dokusu ile tüplerden geçerek karın içine boşalır. Endometrium dokusu buralarda tutunarak endometriozise sebep olur. Kanımca çok farklı belirtileri olan her yaştan hastayı görmüş ve ameliyat etmiş biri olarak bu 7 teorinin de farklı hasta grupları için geçerli olabileceğini düşünüyorum.

Ne Sıklıkta Görülür?

Endometriozisin üreme çağındaki kadınlarda görülme sıklığı kesin olarak bilinmemesine karşın %3 ile %10 arasında olduğu tahmin edilmektedir. Amerika ve İngiltere’de jinekologlar tarafından laparoskopi yapılan kadınların %10 ile 25’inde endometriozis saptanmıştır. Bu oran, dismenoresi (ağrılı adet gören) olan kadınlarda %40-60, infertilite problemi olan (çocuğu olmayan) kadınlarda %20-40 arasındadır. Laparoskopi ile tüp bağlanması sırasında çok çocuk doğurmuş kadınların, farklı yayınlarda, %6-43’ünde endometriozis izlenmiştir. İlk adet kanaması sonrası her kadın endometriozis açısından risk grubundadır. Endometriozise ailesel yatkınlık, bir çok araştırmacı tarafından bildirilmiştir. Yapılan çalışmaların hiç biri hastalık ile HLA antijenleri arasında bir bağlantı ortaya koyamamıştır. Hastalığın poligenik multifaktöriel aktarımının olması en güçlü olasılıktır.

Nasıl Sınıflandırılır?

Amerika Fertilite Derneği’nin bir sınıflaması olsa da bu sınıflama hem karmaşık hemde doktora yardımcı olan bir sınıflama değildir. Kabaca biz klinisyenler tarafından endometriozis; hafif, orta ve ağır endometriozis olmak üzere üçe ayrılır.

En Sık Hangi Belirtileri Yapar?

  1. Dismenore: Ağrılı adet görme.

  2. Disparonia: Ağrılı cinsel ilişki

Her iki  durumda da ağrı şiddeti ile endometriozisin yaygınlığı arasında ilişki yoktur. Hastalığın yaygınlığı ile ağrının şiddeti arasında ilişki bulunmaz. Ağrı şiddeti aslında endometriozisin ne kadar derine işleği yani invazyon derecesi ile ilgilidir.

  1. İnfertilite: Çiftin çocuğunun olmaması.

Her şeyden önce bilmelisiniz ki, “endometriozis saptanmış kadının kesin çocuğu olamaz” görüşü yanlıştır. Doğrudur, endometriozis çocuğu olmayan kadınlarda sıktır. Ancak saptanmış olması çocuğu olmayacağı demek asla değildir. Yukarıda belirttiğimiz gibi çocuğu olan hastalarda %6-43 arasında bildirilen oranlarda endometriozis saptanmıştır.

Diğer taraftan, Verkauf adlı çalışmacı infertil kadınların (çocuğu olmayan) %38.5’unda, fertil kadınların %5.2’inde endometriozis görüldüğünü iddia etmiştir. İnfertil kadınlarda, aynı yaş ve popülasyondaki kontrol grubundaki kadınlara göre 10 kat daha fazla endometriozis görülmektedir. Peki nasıl buna sebep olmaktadır? Öncelikle tüpleri ve yumurtalıkları tutarak yapışıklıklara sebep olur. Böylece yumurtanın tüplere alınmasına engel olur. Yine benzer sebeplerle yumurtalıkta geliştirdiği endometrioma adı verilen kistlerle yumurtlamayı ve yumurtanın gelişimini engeller. Diğer deyişle mekanik bir faktör olarak gebeliği engeller.

Sınıflamaya göre değerlendirirsek, hafif ve orta şiddette endometriozisin gebeliğe engel olduğu yönünde yapılan spekülasyonlar bugün için geçersizdir. Minimal, hafif ve orta şiddette endometriozisde, kadının yaşı göz önüne alınarak 5 yıl beklendiğinde, bu hastaların %90nın kendiliğinden gebe kaldıkları gösterilmiştir!!. Sorun aslında ağır endometriozisli olgulardır. Ancak tüm olgularda iyi cerrahi ve yardımcı üreme teknikleri ile yüz güldürücü sonuçlar elde edilmektedir.

  1. Disfonksiyonel uterin kanama: Şiddetli ve düzensiz kanama vaginal kanama, adet görme. Özellikle adenomyozisi olan hastalarda sık görülen belirtidir.

  2. Endometriozisin yerleşim yerine göre ortaya çıkan belirtiler. Örneğin karın içi yapışıklıklara bağlı barsak problemlerine sebep olabilir.

Hasta Nasıl Muayene Edilmeli ve Tanı Nasıl Konulmalıdır?

Sadece Türkiye’de değil ister batı ister doğu toplumlarında olsun kadınlar adet görürlerken jinekolojik muayene olmayı istemezler. Oysa endometriozis tanısı en iyi hasta adet görürken yapılan jinekolojik muayene ile anlaşılır. Bunun nedeni endometriozis odaklarının hasta adet görürken çok hassas olmaları ve daha kolay tanınmalarıdır. Bu grup hastanın muayenesinde dikkat edilmesi gereken özel bir diğer durum ise muayenenin mutlaka rektovaginal şekilde yapılması böylece özellikle rahimi tutan bağların jinekolog tarafından iyice palpe edilerek tanının netleştirilmesidir.

En önemli yardımcı tanı yöntemleri Transvaginal Ultrasonografi (TVUSG) ve Magnetik Rezonans (MRI)’dır. Özellikle TVUSG tüm muayenelerde bulunur, kullanımı kolaydır. Endometriomaların TVUSG’de tipik bir görüntüsü vardır. Ancak ultrasonografide endometriozis odakları tanınamaz! MRI ise özellikle derin, aşırı ağrıya neden olan endometriozis odaklarının tanısında, farklı organları tutulmuş hastalarda  (mesane, barsak) veya doğuştan rahim anormalliklerine endometrioma eşlik ettiğinde mutlaka kullanılan yöntemdir. Problemi pahalı olmasıdır. Aşağıda operasyonunu gerçekleştirdiğim hastamda dev bir endometriomya ait MRI görüntüsünü izliyorsunuz

Prof. Dr. Süleyman Engin Akhan

 

Kaynaklar

  1. Speroff L., Fritz M. Endometriosis. In: Weinberg R.W., Murphy J., Pancotti R. Eds. Clinical Gynecology Endocrinology and Infertility. 7th ed. Chapter 29. Philadelphia Lippincott Williams and Wilkins. 2005; 1103 – 1132.

  2. Hesla J.S., Rock J.A. Endometriosis. In: Rock J.A., Jones H.W.III. eds. Te Linde’s Operative Gynecology. 9th ed. Chapter 25. Lippincott Williams and Wilkins. 2003; 595-637

  3. Barbieri RL. Etiology and epidemiology of endometriosis. Am J Obstet Gynecol 1990;162:565.

  4. Houston DE, Noller RL, Melton LJ III et all. İnsidance of pelvic endometriosis in Rochester, Minnesota. 1970 B 1979. Am J Epidemiol 1987; 125:959

  5. Strathy JH, Molgaart CA, Coulam CB, et all. Endometriosis and infertility: a laparoskopic study of endometriosis among fertile and infertile woman. Fertil steril 1982;38:667

  6. Verkauf BS the incidence semptoms and sicience of endometriosis in fertile and infertile woman. J Fla Med Assoc 1987;74:671.

  7. Fedele L, Parazzini F, Bianchi S, et all. Stage and localization of pelvic endometriosis and pain. Fertil steril 1990;53:155.

  8. Laufer MR, Goitein L, Bush M, et all. Prevalance of endometriosis in adolescent girl with chronic pelvic pain not responding to conventional theraphy. J Pediatr Adolesc Gynecol 1997: 10; 199.

  9. Lamb K, Hoffman RG, Nichols TR. Family trait analysis: a case control study of 43 woman with endometriosis and their best friends. Am J Obstet Gynecol 1986;154:596.

  10. Ranney B. Endometriosis IV: Hereditary tendancy. Obstet Gynecol. 1971;37:734.